Skip to content

Filtreleme Seçenekleri
Metin :
Arama Kriteri :
Bölge/ülke :
Ürün Grubu/Ürün :
Haber Türü :
Favorilerim:
 

İstanbul’da PVC piyasaları masaya yatırıldı

ChemOrbis Editör Ekibi - content@chemorbis.com
  • 21/02/2014 (09:44)
1. ChemOrbis Türkiye PVC Konferansı 20 Şubat 2014 Perşembe günü İstanbul, Taksim’de yer alan CVK Park Bosphorus Hotel’de gerçekleştirildi. Konferansın birinci oturumu, CA-SH’nin sahibi Stephen Harriman’ın konuşması ile başladı. Harriman yaptığı sunumda global klor-alkali ve PVC piyasalarına odaklandı ve ABD’de kaya gazına yapılan yatırımların sektör üzerindeki etkileri üzerinde durdu. Ayrıca, Çin’in PVC’de kendi kendine yeter hale gelmesi durumunda global piyasaları nelerin beklediği sorusuna cevap verdi. Hindistan’daki vinil açığına da değinen Harriman, bu açığı giderebilecek kaynakları analiz etti. Harriman son olarak klor-alkali zinciri, ham madde piyasalarının izlediği yön ve sorunları hakkındaki analizlerini katılımcılarla paylaştı.

Harriman’ın ardından, IHS Chemical’ın Kıdemli Direktörü Michael D. Smith, global PVC piyasalarının geleceğine yönelik tahminlerde bulunduğu bir sunum gerçekleştirdi. PVC endüstrisi için inşaat sektörünün öneminin altını çizen Smith, “PVC’nin en çok kullanıldığı alan inşaat sektörüdür. Zira 2013 yılında toplam global PVC talebinin %43’ünü boru ve tesisat malzemeleri oluşturdu. Geçen yıl toplam global PVC talebi 38,5 milyon tona ulaştı,” şeklinde konuştu. Smith, Avrupa’nın inşaat sektöründeki tüketimin global ortalamanın altında kaldığını, ABD’nin ise inşaat tüketiminde global piyasalarda birinci olduğunu vurguladı.

Smith daha sonra PVC’ye yönelik global talep hakkında konuştu ve PVC talebinin inşaat tüketimi ile doğru orantılı olarak arttığını kaydetti. IHS’nin verilerine göre, 2013 yılında Çin, global PVC talebi listesinde %38 ile birinci sırada yer aldı. Çin’i; ABD (%11), Batı Avrupa (%11), Hint Alt Kıtası (%7) ve Güneydoğu Asya (%6) izledi.

Konuşmasının ilerleyen bölümlerinde, Smith Türkiye PVC piyasası üzerinde durdu ve “PVC’de Türkiye’nin avantajlı olduğu birçok durum var. Bunlardan ilki ülkenin PVC sektörünün oldukça büyük ve doygunluğa henüz ulaşmamış olması. Ülkenin büyüyen genç nüfusu ve Avrupa ile Orta Doğu piyasaları arasında yer alan coğrafi konumu da Türkiye’ye avantaj sağlayan özellikler. Bunlara ek olarak, hükümetin serbest piyasa politikalarını sürdürmesi avantajlar arasında sayılabilir. Ancak, yüksek tüketim vergileri, enerji ithalatına devam eden bağımlılık ve ülkenin zayıf alt yapısı gibi dezavantajları sıralamak da mümkün,” yorumunu yaptı.

Smith, IHS’nin Türkiye’nin PVC ithalatlarının ve yurtiçi talebinin önümüzdeki yıllarda artmasını beklediğini belirtti. Batı Avrupa’da PVC talebinin ise halen zayıf olduğunu ifade etti. Smith, 2018 yılında PVC piyasalarının durumuna yönelik öngörülerini katılımcılarla paylaşarak sunumunu tamamladı. Michael Smith’in önümüzdeki 5 yılda PVC piyasaları ile ilgili tahminlerini görmek için lütfen kullanıcı adınız ve şifreniz ile giriş yapınız ChemOrbis Türkiye PVC Konferansı Web Portalı (Sadece katılımcılar içindir).

Konferansın öğleden sonraki oturumunda, PVC’den elde edilen nihai ürünler ve PVC’de kullanılan katkı maddeleri üzerine bir dizi sunum gerçekleştirildi. The Dow Chemical Company’den Pierre Hebrard, global piyasalardaki PVC profili trendleri üzerinde konuştu. Niğtaş Mikronize Kalsit’ten Nuri Doğan ise yaptığı sunumda Türkiye’deki kalsit oluşumları ve PVC’de kalsit kullanımlarını açıkladı. Bu sunumları takiben, Farmamak Ambalaj’ın Genel Müdürü Kurt Kuruç, Türkiye’nin ambalaj sektöründe PVC’nin konumunu değerlendirdi. Son oturum Solvin SA’dan Christian Thamm’ın Avrupa’da PVC geri dönüşümü üzerine yaptığı sunum ile sonlandı.
Ücretsiz Deneyin