Skip to content

Filtreleme Seçenekleri
Metin :
Arama Kriteri :
Bölge/ülke :
Ürün Grubu/Ürün :
Haber Türü :
Favorilerim:
 

Plastik hammadde sektöründe yeni bir darboğaz: Savaş kaynaklı enerji artışları

Esra Ersöz - eersoz@chemorbis.com
  • 15/03/2022 (10:57)
2020’de pandemi ve 2021’de büyük tedarik zinciri sorunlarıyla boğuşan petrokimya endüstrisi, bu kez hızla yükselen enerji fiyatları sebebiyle başka bir zorlu sürece girdi. Dünya genelinde oyuncular, bir yanda ‘çok yüksek maliyetler’ ve arz kısıtlamalarının pençesindeyken, diğer yanda talepte olası bir çöküşten endişe duyuyorlar.

PE– PP– Türkiye– 2022–PVC–Polimer

Son iki yıla kısa bir bakış

Salgın dünya genelinde piyasaları ilk kez vurduğunda tarihler 2020 yılının başını gösteriyordu. Aynı zamanda, petrol fiyatlarının eksiyi gördüğü Nisan 2020’de de tarihi bir ana tanıklık edilmişti. Yılın ikinci yarısında, polimer piyasaları tam karantinaların sona ermesine paralel olarak iyileşmeye başladı ve bu toparlanma bir sonraki yıla da yayıldı.

2021’de birikmiş bir talep patlamasına, özellikle ABD ve Avrupa’daki petrokimya tesislerinde baş gösteren büyük üretim sorunları eşlik etti. Patlak veren konteyner sıkıntısı ve nakliye krizi de polimer fiyatlarındaki ralliyi körükledi. Birçok polimerde fiyatlar, önde gelen bölgelerde tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaştı. Bazı düzeltmeler göz ardı edilirse, fiyatlar geçen yılın büyük bölümünde çoğunlukla yüksek kaldı.

Bu yıl farklı olan ne?

Rusya’nın Ukrayna’yı tam ölçekli işgali, Şubat ayı sonundan itibaren piyasaları ağır bir şekilde vurdu ve paradigmaları değiştirdi. Rus petrolünün ithalatına yönelik ambargo tartışmaları, global piyasalarda şok dalgalarına yol açtı ve vadeli petrol işlemleri 7 Mart’ta başlayan haftada 2008’den bu yana en yüksek seviyelerine ulaştı. Brent petrol, ABD’nin 8 Mart’ta Rus fosil yakıtlarını yasakladığını açıklamasının ardından 140$/varil seviyesinin üzerine dahi çıktı. Lakin bunu geçen hafta %30’luk bir günlük dalgalanma takip ederken – ki bu son iki yılda görülen en büyük günlük değişime tekabül ediyor, bu hafta petrol fiyatları %5-6’lık ilave düşüşle 105$/varil civarına geriledi.

Petrol ve doğalgaz dahil olmak üzere rekor kıran enerji fiyatları, türev petrokimya endüstrisinin tüm zincirlerinde yansıma buldu. Monomer/polimer üreticileri son zamanlarda ek enerji ücretleri uygulamaya ve işletim oranlarını düşürmeye başlarken, işleyiciler - özellikle zaruri olmayan sektörlerde - polimer tüketimini düşürüyor.

“Endüstri oyuncuları iki ateş arasında kaldı. Üretim zinciri boyunca daralan marjlar talebi azaltıyor. Öte yandan, yükselen maliyetler nedeniyle fiyatların düşüş payı yok. Ayrıca, düşen işletim oranları ve devam eden navlun sorunları nedeniyle arz sınırlı kalıyor. Belirsizlik hüküm sürdükçe, giderek daha fazla oyuncu ne yapacağını şaşırmış durumda.”


Arz: Halihazırda sorunlu

Bu enerji artışları, halihazırda piyasaların pandeminin neden olduğu tedarik zinciri kesintilerinden muzdarip olduğu bir zamanda geldi.

Piyasa uzmanları, Asya’dan, özellikle de Çin’den gelen çok yüksek navlun oranlarında bir soluklanma öngörmüyor. Artık yükselmemelerine ve Eylül ortasından bu yana zirvelerinden bir nebze inmiş olmalarına rağmen, Çin’deki son karantinalar, keskin petrol artışları ve Rusya-Ukrayna arasındaki savaş nedeniyle kötüleşen gemi yükleme sorunlarının öngörülebilir gelecekte navlunları yüksek tutması bekleniyor.

Nitekim bu sebeple Çin’de uzun zamandır beklenen yeni PP ve PE kapasitelerinin büyük bir kısmı halihazırda faaliyete geçmiş olmasına rağmen, polimer endüstrisi dünya genelinde bu tesislerin etkisini henüz hissetmiyor. Avrupa’dakiler bir yana, Güney Doğu Asya’daki oyuncular bile artan nakliye maliyetleri nedeniyle sınırlı ithalattan yakınıyor.

ABD’ye gelince, navlun fiyatları Çin’den farklı olarak bu destinasyondan astronomik artışlara tanık olmadı. Bununla birlikte ABD’den polimer ihracatı, pazarlara akabilecek devasa kapasitelere karşın, 2021’den bu yana düşük bir performans gösteriyor. Bu durumun ardında, üretim sorunları ve limanlardaki birikmeler ile işgücü kıtlığı dahil olmak üzere tedarik zincirindeki Covid kaynaklı aksamalar yatıyor.

Halihazırda gergin olan tedarik zincirine, bir de, Asya’daki petrokimya üreticilerinin negatif marjlarla üretim yapmamak için işletim oranlarını düşürmeye başlaması eklendi. Orta Doğu ve Avrupa’daki üreticiler de aynı politikayı izlemeyi düşünüyor ve hatta bazıları halihazırda harekete geçti. Bazıları ise arzı yönetmek için tesislerini bakım duruşuna almayı tercih ediyor.

Talep: Artan enflasyon, endişeleri körüklüyor

Alıcılar, ilave fiyat artışlarına yakalanmamak amacıyla stok yenilemek için pazara döndüğünden bazı polimer piyasalarında alım ilgisi toparlandı. Bununla birlikte, giderek daha fazla işletme darbe aldığından, oyuncular arasında dünya genelinde artan enflasyonun talepte olası bir çöküş getirebileceği endişeleri hakim.

Birçok plastik mamul üreticisi, Rusya-Ukrayna savaşının piyasalara daha fazla belirsizlik getirmesiyle birlikte, yükselen enflasyonun faaliyetlerini olumsuz etkileyeceğinden endişe duyuyor. İnşaat, otomotiv ve ev eşyası sektörlerinde faaliyet gösteren işleyiciler halihazırda sıkıntıyı hissetmeye başlarken, ambalaj sektörü ise nispeten iyi bir performans sergilemeyi sürdürüyor.

Enflasyon riskleriyle mücadele kapsamında, Fed Mart ayından itibaren faiz oranlarını “dikkatlice” artırmaya başlama niyetini halihazırda açıkça ortaya koydu. Avrupa Merkez Bankası, 2022’nin sonundan önce faiz artırımına kapıyı açık bırakmış olsa da, oyuncular bölgedeki savaşın yarattığı riskler sebebiyle bu girişimlerin enflasyonu beklendiği kadar hızlı soğutmaya yetip yetmeyeceğinden şüpheli.
Ücretsiz Deneyin
Üye Girişi