Avrupa’da PP, PE üreticileri geçmiş zirveleri hedefliyor; zayıf talep bu döngüyü 2021-2022 zirvelerinden ayırıyor
Bununla birlikte, pandemi sonrası zirvenin aksine -o dönemde talep teşvik paketleri ve yoğun stok yenilemeleriyle desteklenmişti- ve Nisan 2022’de yaşanan ikinci zirveden farklı olarak, ki bu da büyük ölçüde tedarik aksamaları ve hızla artan maliyetler tarafından tetiklenmiş, güçlü talepten ziyade bu unsurların etkisinde kalmıştı- mevcut yükseliş, kırılgan nihai talep ve sıkılaşan finansal koşullar ortamında gerçekleşiyor. Euro Bölgesi genelinde bankalar, firmalar için daha sıkı kredi standartları ve artan borçlanma maliyetleri rapor ediyorlar.
Üreticiler sınırlı tedarik ortamında önceki zirveleri hedefliyor
Hem PP hem de PE piyasalarında, üreticilerin sınırlı tedarik ve azalan ithalat akışlarının etkisiyle önceki zirve fiyat seviyelerini hedefledikleri bildiriliyor. Piyasa katılımcıları, ABD PE için düzenli hacimlerin yaklaşık yarısının onaylandığını; bazı satıcıların ise Nisan ayında ilave artışlar beklentisiyle yeni sipariş alımını tamamen durdurduğunu aktarıyor.
Tedarik görünümü özellikle sıkışık kalmaya devam ediyor; Orta Doğu veya Asya’dan anlamlı teklifler gelmiyor ve süregelen lojistik aksamalar yüklemeleri geciktiriyor. Sonuç olarak, Avrupalı alıcılar giderek daha fazla bölgesel üreticilere ve zaman zaman gelen ABD mallarına bağımlı hale geliyor; bu da satıcıların pazardaki avantajını güçlendiriyor.
Mart işlemleri halihazırda sert artışları yansıttı; PP işlemlerinde ton başına 400-500 Avro’luk artışlar görülürken, PE işlemlerinde kümülatif artışlar ton başına 500 Avro’ya kadar ulaştı. İlave ek ücretler ve günlük fiyat revizyonları, piyasa genelinde “al ya da bırak” ortamı oluşturarak keskin yukarı yönlü hareketi körükledi.
Alım davranışında ayrışma: stoklara güvenenlerle zorunlu alımlar
Talep tarafında ise parçalı bir tablo sunuluyor. Birçok işleyici, özellikle yeterli stokları bulunanlar, piyasadan geri çekilmeyi ve yüksek fiyat seviyelerinde mevcut stokları tüketmeyi tercih ediyor. Bazı alıcılar, daha önce ithalatla temin ettikleri için birçok ay boyunca ihtiyaçlarının karşılandığını, bu nedenle artan tekliflere rağmen kenarda kalmaya devam ettiklerini belirtiyor.
Öte yandan, acil ihtiyaçlar nedeniyle sert artışları kabul etmek zorunda kalanlar da mevcut. Bu ayrışma, genel işlemlerde yavaşlamaya neden oldu; birçok oyuncu Mart başındaki ilk panik alımlarının yerini daha temkinli bir “bekle-gör” tutumunun aldığını ifade ediyor.
PE piyasasında, bazı işleyiciler özellikle zorunlu olmayan türler için alımları asgari hacimlere indirdi ve artan maliyetleri nihai müşterilere yansıtmakta zorlandıklarını belirtti. Sipariş kayıpları ve daralan marjlar konusunda yapılan bildirimler sıklaşırken, küçük oyunculardan bazıları uygulanamaz maliyet yapısı sebebiyle üretimlerini dahi durdurdu.
Spekülasyon ve tedarik endişeleri Nisan beklentilerini yönlendiriyor
Nisan ayı için piyasa beklentileri güçlü şekilde artış yönünde; beklenen monomer artışlarının €200-400/ton arasında gerçekleşmesi hem PP hem de PE için yeni üç haneli artışlara dönüşebilir. Satıcılar, süregelen tedarik sıkışıklığı ve ithalat tedarikine ilişkin devam eden belirsizlik sayesinde €200-300/tonluk ek artışları yaygın şekilde bekliyor.
Aynı zamanda tedarik güvenliğine dair endişeler de sürüyor. Alıcılar, özellikle süregelen global ticaret güzergahı aksamaları göz önüne alındığında, malın zamanında gelmeyebileceğinden giderek daha fazla endişe ediyor. Bu durum kısa vadede bölgesel üreticilerin ağırlığını artırırken, piyasa genelinde de spekülatif havayı besliyor.
2021-2022’den farklı bir döngü: talep eksik sütun olarak kalıyor
Güçlü yukarı yönlü ivmeye rağmen, mevcut piyasa döngüsü temelde 2021-2022 döneminden ayrışıyor. O dönemde biri pandemi sonrası talep ve agresif stok yenilemeyle, diğeri ise Rusya-Ukrayna savaşı sonrası yaşanan tedarik şokları ve artan maliyetlerle tetiklenmiş iki ayrı zirve görülmüştü; buna karşın talep halihazırda zayıflama sinyali veriyordu. ChemOrbis Fiyat Endeksi’ne göre fiyatlar, 2022 Nisan başında türüne bağlı olarak yaklaşık €2000/ton seviyesinde zirve yapmış ve hatta €2200/ton seviyesini aşmıştı.

COVID sonrası talep patlaması yalnızca gerçek toparlanma nedeniyle değil, aynı zamanda teşvikle desteklenen tüketim, tedarik zinciri kesintileri ve agresif stok yenileme kaynaklıydı; bu süreç gelecekteki dönemlerden talebi öne çekmişti.
Aksine, Nisan 2022 zirvesi ise hızla artan enflasyon, yükselen enerji maliyetleri ve Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında büyümede yavaşlama gibi kötüleşen makroekonomik koşullar ortamında ortaya çıkmış, bu durum halihazırda tüketim üzerinde baskı kurmaya başlamıştı.
Bugünkü talep ortamı ise yapısal olarak zayıf kalmaya devam ediyor. Avrupa imalat faaliyeti düşük seyrediyor; Almanya ve İtalya gibi büyük ekonomilerde sanayi üretimi yavaş ve tüketici harcamaları temkinli olmaya devam ediyor. 2026 başı itibarıyla, euro Bölgesi GSYİH büyümesi mütevazı düzeyde kalırken, enflasyonist baskılar ve yüksek faiz oranları satın alma gücü ile kredi tedariki üzerinde baskı kurmaya devam ediyor.
İşleyiciler artık finansman bulmada daha fazla zorlukla karşılaşıyor; bazıları banka kredisi koşullarının daha da sıkıştığını rapor ediyor. Bu durum, mevcut nihai müşteriyle yapılmış sabit fiyat anlaşmalarıyla birleşince, artan hammadde maliyetlerini yansıtmayı daha da güç hale getiriyor—marjları aşındırıyor ve alım iştahını sınırlıyor.
Mevcut yükseliş, 2022’nin maliyet kaynaklı ivmesine benzerlik taşısa da, talep koşulları pratikte artık çok daha sınırlı; pandemisonrası ivmeden çok zayıf tüketim ve daha sıkışık finansal koşullar tarafından şekilleniyor.
Görünüm: artış yönlü tedarik vs kırılgan talep
Tedarik taraflı kısıtlamaların kısa vadede fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturması olası olsa da, alttaki güçlü talebin yokluğu yükselişin sürdürülebilirliği açısından büyüyen bir risk teşkil ediyor. Mevcut piyasa, giderek artan şekilde gerçek tüketime dayalı talep yerine zorunlu alımların öne çıktığı bir yapı sunuyor.
Tedarik koşulları gevşemediği veya talep toparlanma göstermediği takdirde, 2022 fiyat seviyelerine yükselişin sürdürülmesi zor görünüyor. Şu anda piyasa, sıkışık tedarik ile zayıf temeller arasında sıkışmış durumda—gelecek aylar için devam eden oynaklığa zemin hazırlıyor.
Diğer ücretsiz plastik haberleri
Plastik hammadde (PP, LDPE, LLDPE ,HDPE, PVC, Kristal, Antişok, PET, ABS) fiyatları, Petkim fiyatları, polimer pazar trendleri ve fazlası...- Roller değişti: İran, savaş aksaklıkları nedeniyle Türkiye’den polimer talep ediyor
- ABD malı PE, rekorların ardından köpük atıyor: Fiyat düzeltmeleri, Asya'dan Avrupa'ya ve Türkiye'ye yayıldı
- Savaşta 2. ay geride kaldı: Çin baskısı, Asya'daki polimer rallisini tersine çevirdi; Türkiye'de ilk çatlaklar hissedildi, Avrupa takip edecek mi?
- Polimer rallisi sadece 6 haftada pandemi dönemi zirvelerinde; peki şimdi ne olacak?
- Orta Doğu savaşının Türkiye’ye maliyeti: Polimer piyasaları 2021–2022 zirvelerine çıktı, PE pandemi piklerini aştı
- Orta Doğu savaşının Avrupa'ya maliyeti: Polimer fiyatları pandemi zirvelerine yeniden yaklaştı
- GÜNCELLEME: Orta Doğu kaynaklı arz aksamaları kilit merkezlere yayılıyor
- ChemOrbis ve TTCP Danışmanlık ortaklığı ile düzenlenen, O. Doğu Savaşı'nın petrokimya zincirine etkileri temalı seminer yoğun ilgi gördü
- Asya’nın nafta sıkıntısı derinleşiyor, O. Doğu’daki kesintiler ticaret akışlarını yeniden şekillendiriyor
- Savaşta dördüncü hafta geride kalırken; polimer rallisi son yılların zirvesinde yavaşladı; Nisan’da yeni artışlar gelir mi?

