G. Doğu Asya ve Hindistan'da, ithalata bağımlılık tedarik şokunu derinleştirdiğinden savaş kaynaklı PP artışları Çin’i geride bıraktı
ChemOrbis Fiyat Endeksi verilerine göre, ithal homo-PP rafya ve enjeksiyon fiyatlarının haftalık ortalaması, çatışmanın bölgesel ticaret akışlarını bozduğu Mart başından bu yana CIF Güneydoğu Asya bazında toplamda %56, CIF Hindistan bazında %55 ve CIF Çin bazında %42 arttı. Üç piyasada da haftalık ortalamalar şu anda dört yılın en yüksek seviyelerine yakın seyrediyor ve süregelen tedarik şokunun şiddetini vurguluyor.
Güneydoğu Asya ve Hindistan, Çin’e göre baskıyı daha derinden hissediyor
Üç piyasa arasında, savaş kaynaklı dalgalanmalara karşı en fazla maruz kalanlar ağırlıklı olarak ithal mallara olan daha güçlü bağımlılıkları ve yurtiçi tedarik alternatiflerinden daha sınırlı korunmaları nedeniyle Güneydoğu Asya ve Hindistan oldu.
Çin de Orta Doğu’dan azalan tedarik ve keskin artan ithalat teklifleriyle karşı karşıya kalırken, alıcılar bol yurtiçi tedarikle görece daha iyi korundu. Buna karşın, ithalata bağımlı Güneydoğu Asya ve Hindistan gibi piyasaların manevra alanı çok daha dar oldu; bu da onları ani tedarik şokları, azalan satıcı katılımı ve hızla yükselen fiyatlara karşı daha savunmasız hale getirdi.
Bunun bir sonucu olarak, son bölgesel yükseliş, üç piyasanın aynı jeopolitik olaydan etkilenmesine rağmen Güneydoğu Asya ve Hindistan’da Çin’e göre çok daha hızlı ve sert gerçekleşti.
Çin görece korunaklı kalırken bölgesel primler hızla açılıyor
Bu piyasalar arasındaki ayrışma, bölgesel farklarda giderek daha belirgin hale geldi. ChemOrbis Fiyat Endeksi verilerine göre, savaş öncesi Güneydoğu Asya’nın Çin’e karşı primi sadece 30-50$/ton idi; ancak bu makas şimdi yaklaşık 190-205$/ton’a kadar açıldı ve Güneydoğu Asya fiyatlarının aynı dış şoka çok daha agresif tepki verdiğini gösterdi.
Bu büyüyen fiyat farkı, temel bir yapısal ayrımı yansıtıyor: Çin de azalan Orta Doğu teklifleri ve sıkılaşan ithalat tedarikiyle karşılaşsa da, daha geniş çaplı yurtiçi üretim tabanı şokun bir kısmını absorbe etmeye yardımcı oldu. Yüksek maliyet ve azalan ithal tekliflere rağmen, Çinli alıcılar lokal mallara geçme seçeneğini korudu; bu da ithal piyasadaki yükselişi sınırladı.
Buna karşılık Hindistan ve Güneydoğu Asya’nın manevra alanı çok daha kısıtlıydı. Hindistan’da, rekabetçi Çin teklifleri halen Orta Doğu seviyelerinin altında duyulsa da, önemli düzeyde alım ilgisi oluşturamadı. Piyasa oyuncuları, birçok alıcının ’savaş zamanı’ zirvelerinde mal almak konusunda oldukça temkinli kaldığını, daha düşük fiyatlı alternatifler belirse bile talebin hayli zayıf olduğunu bildirdi.
Bu arada, Güneydoğu Asya’da Çin dışı kaynaklardan sınırlı hemen teslim tedarik, alıcıları azalan ithalat seçenekleri ve güçlenen satıcı fiyatlandırma gücüne daha da açık hale getirdi.
Tedarik endişeleri gündemdeyken talepte zayıflama izleri ortaya çıkıyor
Tüm bu üç pazarda son yükseliş büyük ölçüde talep kaynaklı değil, tedarik odaklı olarak sürdü. Yüksek hammadde maliyetleri, azalan Orta Doğu ihracat tedariki, nakliye aksaklıkları ve hemen teslim mal akışına dair belirsizlikler, satıcıların saldırgan fiyatlandırmasını desteklemeye devam etti.
Çin’de, tüccarlar bu ay ithal teklif almadıklarını belirtirken, Suudi Arabistan menşeli mal işleyen bir tüccar da, ciddi tedarik yetersizliği nedeniyle fiyatların tekrar yükseldiğini aktardı. Güneydoğu Asya’da ise lokal üretim güvenilirliğiyle ilgili endişeler halen sürerken; Vietnam’daki Nghi Son rafinerisinin faaliyetine devam ettiği fakat aralıklı hammadde girişleri nedeniyle ileriye dönük spot taahhütlere olan güveni azalttığı bildirildi.
Tüm bu aralıksız fiyat artışlarına rağmen bölgedeki talep koşulları kırılganlığını korudu.
Çin’de, ithal talep zayıf kaldı; alıcılar yüksek fiyatlara karşı artan direniş göstererek tercihini yurtiçi mallardan yana kullandı. Çinli bir nihai ürün imalatçısı, mevcut durumda alıcıların sadece %10-20’sinin gerekli olduğunda ithal mal aldığını belirtti.
Güneydoğu Asya’da, işleyiciler alımlarını geciktirdi, hacimleri azalttı ve giderek günübirlik alımlar yapmaya yöneldi. Birçok işleyicinin yükselen resin maliyetlerini türev müşterilere aktaramadığı için daha geniş çaplı bir bekle-gör yaklaşımı hakim oldu.
Hindistan ise en belirgin türev baskısını yaşıyor gibi görünüyor. Oradaki piyasa oyuncuları bir “talep tahribatı” döneminin halihazırda başlamış olabileceği uyarısında bulundu; sektör, son zamların hızına ve büyüklüğüne ayak uydurmakta zorlanıyor. Önde gelen bir Orta Doğu tedarikçisi, tekliflerdeki hızlı artışların doğrudan sonucu olarak talebin önemli ölçüde gerilediğini söylerken, Yeni Delhi merkezli bir tüccar mevcut koşulların devamı halinde türev sektörlerde düşük işletim oranları ve olası finansal sıkıntı uyarısında bulundu.
Diğer ücretsiz plastik haberleri
Plastik hammadde (PP, LDPE, LLDPE ,HDPE, PVC, Kristal, Antişok, PET, ABS) fiyatları, Petkim fiyatları, polimer pazar trendleri ve fazlası...- Roller değişti: İran, savaş aksaklıkları nedeniyle Türkiye’den polimer talep ediyor
- ABD malı PE, rekorların ardından köpük atıyor: Fiyat düzeltmeleri, Asya'dan Avrupa'ya ve Türkiye'ye yayıldı
- Savaşta 2. ay geride kaldı: Çin baskısı, Asya'daki polimer rallisini tersine çevirdi; Türkiye'de ilk çatlaklar hissedildi, Avrupa takip edecek mi?
- Polimer rallisi sadece 6 haftada pandemi dönemi zirvelerinde; peki şimdi ne olacak?
- Orta Doğu savaşının Türkiye’ye maliyeti: Polimer piyasaları 2021–2022 zirvelerine çıktı, PE pandemi piklerini aştı
- Orta Doğu savaşının Avrupa'ya maliyeti: Polimer fiyatları pandemi zirvelerine yeniden yaklaştı
- GÜNCELLEME: Orta Doğu kaynaklı arz aksamaları kilit merkezlere yayılıyor
- ChemOrbis ve TTCP Danışmanlık ortaklığı ile düzenlenen, O. Doğu Savaşı'nın petrokimya zincirine etkileri temalı seminer yoğun ilgi gördü
- Asya’nın nafta sıkıntısı derinleşiyor, O. Doğu’daki kesintiler ticaret akışlarını yeniden şekillendiriyor
- Savaşta dördüncü hafta geride kalırken; polimer rallisi son yılların zirvesinde yavaşladı; Nisan’da yeni artışlar gelir mi?

