Hindistan'da PVC için 2026 görünümü: Tutarsız politikalar, piyasayı global arz fazlasına karşı savunmasız bırakıyor
Piyasa, nadiren tek bir takvim yılına sıkıştırılmış bu denli bir dalgalanmaya tanıklık etti. Ocak’ın ilk haftasında gösterge fiyatlar CIF Hindistan bazında 757$/tonda yer alırken, haftalık ortalama fiyatlar önce Nisan’da 680$/tona keskin düştü, ardından Eylül’de politik nedenlerle toparlanarak 745$/tona yükseldi ve Aralık başında 625$/tona geriledi. Yıl sonundaki 600$/tonluk işlemlerin teyit edilmesi, havanın iyimserlikten pes edişe ne kadar hızlı döndüğünü gösterdi ve 2025’i tanımlayan üç perdelik bir dramayı çerçeveledi.
Birinci Perde: Fiyatlardaki keskin düşüş
Yıl, sert bir düşüşle başladı. Uzun zamandır uygulamaya geçmesi beklenen nihai Antidamping Vergilerine (AD) ilişkin belirsizlikten dolayı ithal piyasa agresif fiyatlandırmalar gördü. Bu mevzuat belirsizliği bir fiyat boşluğu yarattı.
Özellikle Çinliler olmak üzere ihracatçılar, piyasaya düşük fiyatlı ve ön yüklemeli mallar sundu. Haftalık veriler de hızlı düşüşü doğruladı: ChemOrbis’in CIF Hindistan bazındaki ithal SPVC K67-68 endeksi, Ocak başındaki 757$/tondan Nisan sonuna kadar 680$/tona geriledi.
Keskin düşüş, zorunlu Bureau of Indian Standards (BIS) kalite sertifikasının sürekli ertelenmesiyle ilave derinleşti. Hem antidamping hem de BIS politikalarının yılın sonuna doğru ertelenmesiyle, düşük maliyetli mallara kapı ardına kadar açıldı ve yurtiçi üreticilerin herhangi bir fiyat tabanı korumasını engelledi.
İkinci Perde: Politika kaynaklı zirve
Piyasa, esas olarak politika dışı faktörler nedeniyle 2. çeyrekte geçici bir taban buldu. Mayıs ve Haziran aylarında navlun oranlarındaki artış, kritik bir maliyet desteği sağladı ve fiyatların 700$/tonun üzerine çıkmasına yardımcı oldu. Ağustos ve Eylül aylarında ise zirveye ulaşıldı. Ticaret Çözümleri Genel Müdürlüğü (DGTR) sert AD’ler için nihai tavsiyesini açıkladığında, piyasa koruma önleminin yakın olduğu inancına anında tepki verdi.
Bu politika iyimserliği, alım faaliyetlerini canlandırarak fiyatları Eylül sonu itibarıyla dokuz ayın en yüksek seviyesi olan CIF Hindistan 745$/tona taşıdı. Yurtiçi üreticiler, politika kalkanı beklentisinin desteğiyle hemen yurtiçi fiyatlarını yükseltti ve bu durum, Çin ve Güneydoğu Asya’daki düşen piyasalarla keskin bir tezat oluşturan kısa ama güçlü bir artış havası yarattı.
Üçüncü Perde: Piyasalar, hükümetin geri adım atmasıyla dibe vurdu
3.çeyrek rallisi, hükümetin harekete geçeceği beklentisine dayanıyordu ve bu beklenti nihayetinde başarısız oldu. Ekim ve Kasım aylarında, Maliye Bakanlığı lansman süresi dolmadan önce nihai AD’yi uygulamadı, BIS kalite kontrol emri ise Kasım ortasında iptal edildi. Eş zamanlı yaşanan bu başarısızlıklar, son politika savunmalarını ortadan kaldırarak Hindistan’ı tamamen global arzın etkisine maruz bıraktı. Yurtiçi üreticiler, ithal pariteyi dengelemek için yurtiçi fiyatları anında düşürerek Kasım ortasında 3.000INR/ton ve 1 Aralık itibarıyla 4.000INR/tonluk indirimler uyguladı.
CIF bazında ithal fiyatlar, Kasım sonunda Eylül’deki 745$/tonluk zirveden 645$/tona geriledi ve ardından Aralık başında 625$/tona indi. Mumbai merkezli bir tüccara göre, yıl sonuna yaklaşılırken 500-600 tonluk küçük yüklemeler için CIF Hindistan 600$/tondan işlemler gerçekleşti. 1000 tonun üzerindeki daha büyük hacimler için, alıcılar 600$/tonun altındaki seviyeler için beklemeye geçti. Tüccar, bu rakamların Çin’den ihraç fiyatların FOB 500$/ton civarında olacağı anlamına geldiğini ve bu seviyelerde arzın sürdürülebilir olmayacağını belirtti. Bu durum, satıcılar üzerindeki aşırı baskıyı ve piyasayı etkisi altına alan savunmacı duruşu gözler önüne serdi.
2026’da yapısal değişiklikler bekleniyor
Hindistan, 2026’ya son derece düşüş yönlü ve kısıtlı bir kısa vadeli görünümle giriyor. Hem AD hem de BIS’in kaldırılmasıyla piyasa tamamen yoğun rekabete açık hale geldi. Düşük fiyatlı Çin mallarının serbestçe akması, düşüş ivmesini artıracak ve fiyatları 600$/tonluk taban seviyeye yakın tutacak. Mevsimsel talep yalnızca yüzeysel bir tampon sağlayabilir, ancak global arz fazlası herhangi bir sürdürülebilir toparlanmayı engelleyerek, devam eden muhafazakar alımı zorunlu kılar.
ChemOrbis İstatistik Sihirbazı’nın verilerine göre, Çin 2025 yılının ilk on ayında 3 milyon tondan fazla SPVC ihraç etti, bu rakam 2024’ün aynı döneminde 2 milyon tonun biraz üzerinde yer alan seviyeye kıyasla keskin bir artışa işaret etti. Dikkat çekici bir şekilde, yıl boyunca devam eden AD/BIS belirsizliklerine rağmen bu ihracatın %42’si Hindistan’a yapıldı. Politika engellerinin ortadan kalkmasıyla, Çin’in fazla hacimleri Hindistan’a agresif fiyatlarla yönlendirmeye devam etmesini engelleyen bir şey kalmadı.
Bu nedenle, mal akışını yavaşlatacak mevzuat engelleri olmadan Çinli tedarikçilerin 2026’da Hint pazarını doldurmaya devam etmesi bekleniyor. Bu durum, öncelikle daha düşük fiyatlarla hammaddeye erişen Hindistan’ın türev işleyicilerine yararken, yurtiçi üreticiler daha rekabetçi bir ortamda pazar paylarını korumak için daha fazla çabaya ihtiyaç duyacak. Aynı zamanda, Çin’in hakimiyeti Hindistan’ın PVC fiyatlarını o kadar düşürebilir ki diğer global tedarikçiler piyasayı daha az karlı bulup hacimlerinin bir kısmını alternatif bölgelere yönlendirebilir. Ancak, Hindistan dünyanın en büyük PVC ithalatçısı olmaya devam ediyor ve ancak birkaç tedarikçi bu kadar talep zengini bir piyasadaki varlığını kaybetmeyi göze alabilir. Akışların bir kısmının yeniden şekillenmesi mümkün ve bu durum nihayetinde Hindistan’da yeni bir arz-talep dengesi ve daha sürdürülebilir bir fiyat tabanı oluşmasına yardımcı olabilir.
Uzun vadeli değişimler: Kapasite dalgası Hindistan’ın arz dengesini yeniden şekillendirecek
Uzun vadede, Hindistan’ın PVC görünümü, ülkenin ithalata olan ağır bağımlılığını kademeli olarak azaltmayı amaçlayan yeni yurtiçi kapasite eklemeleriyle şekillenecek. Bu projeler önemli olsa da, takvimler 2026’da piyasaya büyük bir yeni kapasitenin girmeyeceğini ve Hindistan’ın yakın vadede ithalata bağımlı kalacağını gösteriyor. Ancak, on yılın ikinci yarısında, bu genişlemeler -takvimine yakın bir şekilde uygulanabilirse- talep büyümeye devam etse bile arz açığını anlamlı bir şekilde daraltabilir.
| Üretici | Ürün | Kapasite (ton/yıl) | Başlangıç Tarihi | Notlar |
|---|---|---|---|---|
| Adani | S-PVC | 1M | Aralık 2026 | Hindistan’ın en büyük PVC projesinin canlandırılması; asetilen bazlı birimin ilk aşaması, 2026 sonu hedefleniyor. |
| Reliance Industries | S-PVC | 1M | Ocak 2027 | Dahej & Jamnagar’daki 1,5m t/y kapasite artışlarının bir kısmı; 2026-27’de kademeli devreye alınacak. |
| Reliance Industries | S-PVC | 0.5M | Ocak 2027 | Aynı genişleme programının ikinci aşaması. |
| Indian Oil (IOCL) | S-PVC | 0.2M | Ocak 2028 | 2022’de onaylandı; 2025 itibarıyla mühendislik aşamasında; gecikmeler muhtemel. |
| Indian Oil (IOCL) | S-PVC | 0.6M | 2029 | Paradip petrokimya kompleksinin bir parçası; PP/PE/PVC ünitelerini içeriyor; en erken 2029’da faaliyete geçecek. |
Yaklaşan yatırımlar bir bütün olarak ele alındığında, ani bir dönüşümden ziyade yapısal bir değişime işaret ediyor. Yeni kapasitelerle bile, Hindistan’ın hızla büyüyen piyasası, temel tüketim güçlü kaldığı için birçok yıl boyunca büyük ithalat hacimlerine ihtiyaç duymaya devam edecek; PVC talebinin %6,8’e kadar YBBO göstermesi ve ithalat hacimlerinin 2025’te 2022 seviyelerinin yaklaşık iki katına çıkarak 3,1 milyon tonu aşması bekleniyor. Zamanla, bu genişlemelerin Hindistan’ın büyük arz açığını azaltması ve ülkenin global fiyat dalgalanmalarına karşı duyarlılığını gevşetmesi amaçlanıyor, ancak bu durum hızlı bir öz yeterlilikten ziyade kademeli bir rahatlama sağlayacak.
Diğer ücretsiz plastik haberleri
Plastik hammadde (PP, LDPE, LLDPE ,HDPE, PVC, Kristal, Antişok, PET, ABS) fiyatları, Petkim fiyatları, polimer pazar trendleri ve fazlası...- Avrupa PP, PE piyasalarında Mart ayı ilave artışlara işaret ediyor
- Hindistan'ın PVC piyasası, Tayvan'dan Mart indirimleriyle yeni düşüklere geriledi; oyuncular dip sinyalleri arıyor
- İlk çeyrek duruşları Şubat’ta O. Doğu PP, PE piyasalarını destekledi; bu durum Mart’a da yansır mı?
- G. Doğu Asya’da süresiz PE duruşları: Talep çıkmazı piyasayı tehdit ediyor
- Türkiye’de homo PP, Şubat’ta kopolimerlerden daha iyi performans gösterdi
- Avrupa PVC piyasalarında marj iyileştirme öncelikleri, arz dengesizliklerine ağır basıyor
- Asya’da PVC talebi durgun; toparlanma umutları 1. çeyrek sonuna ertelendi
- Güney Kore’nin petrokimya sektörü darboğazda: 2024 mali sonuçları umut vermedi, hükümetin son hamlesi çözüm olacak mı?
- Çin'de PP ve PE, tatil sonrası tedarik artışı ve durgun talep ile karşı karşıya
- Türkiye'de PVC talebi yükselen maliyetlerin gerisinde, alıcı-satıcı çekişmesi yaşanıyor

