Hindistan’ın polimer piyasası, Ocak ayına kağıt üzerinde zamlarla, pratikte ise teşviklerle girdi
Ancak, bu açıklamaların üzerinden çok geçmeden üreticiler durgunlaşan piyasayı canlandırmak için bir dizi satış teşviği uygulamaya koymaya başladı. Artan üretim maliyetleri ve zayıf tüketim arasındaki bu çekişme, artık Ocak ticaret döngüsü için belirleyici bir anlatı haline geldi.
Fiyat artışları maliyet baskılarından kaynaklandı
Fiyat revizyonlarının ardındaki ana neden, üreticilerin artan hammadde piyasaları karşısında marjlarını koruma ihtiyacıydı. Ülkenin önde gelen özel sektör imalatçısının liderliğinde, yurtiçi imalatçılar 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde fiyat artışları açıkladı.
PP rafya ve PE film için liste fiyatları yaklaşık 1.000-2.000INR/tonluk artışlar gördü. Benzer şekilde PVC fiyatları da yaklaşık 1.500 INR/ton yükseltildi. Bu adım, küresel petrokimya değerlerindeki toparlanmayı ve 2025’in sonlarında Asya ihracat piyasalarında görülen çok yıllık dip seviyelerden çıkışı yansıtmayı hedefledi.
Bu revizyonlar, nafta ve etilen maliyetlerindeki artışa doğrudan bir yanıt olarak yapıldı. Uluslararası enerji piyasalarının yeni çeyreğin başında güçlenmesiyle, Hint üreticiler güçlü bir fiyat tabanı oluşturmaya çalıştı. Resmi liste fiyatlarıyla güç sinyali vererek üreticiler, 2025’in ikinci yarısında yaşanan marj erozyonunun bir kısmını telafi etmeyi ve yurtiçi seviyeleri global güçlenme eğilimiyle örtüştürmeyi amaçladı.
Bölgedeki bir başka tüccar, “Hindistan’dan gelen mallar, Çin mallarına kıyasla daha rekabetçi hale geldi.
Resmi artış eğilimine rağmen, sahadaki gerçekler daha karmaşık. Üreticiler, stratejik odak ürünlere göre değişse de, alıcılar için "net" maliyeti etkili bir şekilde düşüren kademeli teşvik planları uygulamaya koydu.
PE ve PP için, önde gelen yurtiçi üreticiler Aralık 2025 kontenjanları için özel teşvik planları açıkladı. Bu teklifler, bir önceki çeyreğin sonunda görülen zayıf talep nedeniyle durgun kalan yıl sonu stoklarını eritmek amacıyla 1.250INR/ton ile 1.750INR/ton arasında değişen indirimler sunuyor.
Bunun aksine, PVC segmentinde Ocak 2026 için yıllık alım gereksinimlerine (APR) bağlı yeni bir teşvik planının uygulamaya konuldu. Bu ileriye yönelik plan, hacme dayalı olarak kademeli indirimler sunuyor: Daha düşük eşikler için 1.000INR/ton, yeni ayda taahhüt edilen daha büyük alım hacimleri için ise 1.500INR/ton ve 2.000INR/ton.
Uzun vadeli kredi koşulları ve navlun indirimlerini de içeren bu son işlemler, başlıca fiyat artışlarını etkisiz hale getiriyor. Sektör analistleri, PE/PP hareketlerinin Aralık stoklarını boşaltarak geçmişi “temizlemek” ile ilgili olduğunu belirtirken, PVC teşviklerinin başlıca fiyat artışına rağmen yeni siparişleri çekerek geleceği “güvence altına almak” ile ilgili olduğunu belirtiyor.
Alıcılar, karışık sinyaller nedeniyle temkinli
Liste fiyatları ile işlem fiyatları arasındaki uyumsuzluk alıcıları temkinli bıraktı. Yeni Delhi merkezli bir tüccar, “Zamlar ilk etapta bir miktar netlik sağladı, ancak bu kadar hızlı gelen teşvikler müşterileri tereddüte düşürüyor. Herkes daha fazla indirimin gelip gelmeyeceğini soruyor. Bu durum alımları yavaşlattı,” dedi.
PVC, ilave baskılarla karşı karşıya. Mumbai merkezli bir tüccar, mevsimsel faktörler ve bütçeye bağlı gecikmeler nedeniyle inşaat talebinin zayıf olduğuna işaret etti. Tüccar, “PVC artışını halihazırda yansıtmak zordu. Teşviklerin geri dönmesi, üreticilerin hacimlerden endişe duyduğunu gösteriyor,” dedi.
Söz konusu baskı sadece iç piyasadan değil, global piyasalardan da kaynaklanıyor. Hint bir üreticiden bir kaynak, “Alıcılar, yurtiçi piyasadaki fiyatların ithal tekliflere kıyasla çok yüksek olduğunu düşünüyor. Yurtiçi hacimlerin akışını sürdürmek için teşvikler gerekli, ancak bu durum ana fiyat artışlarının etkisini azaltıyor,” dedi.
Distribütörler de bu endişeye katıldı. Bölgedeki bir distribütör, “Müşteriler beklemede, daha iyi teklifler için bekliyor. Bu belirsizlik günlük işlemleri baltalıyor,” dedi.
Paradoksal bir piyasanın şekillendirdiği görünüm
Piyasa oyuncuları, bu teşviklerin talep stabilize olana kadar sürmesini bekliyor. Bu durum, "çift katmanlı" bir fiyatlandırma ortamı yaratıyor: Resmi liste fiyatları hammadde maliyetlerini yansıtmak için yüksek kalabilir veya ilave artabilirken, net işlem seviyeleri –işleyicilerin gerçekte ödediği fiyatlar- muhtemelen daha düşük kalacak.
Ocak ayı, bu dengesizlikle şekillenecek gibi görünüyor. Alıcıların, teşviklerin daha da derinleşip derinleşmeyeceğini izleyerek temkinli kalması beklenirken, ithalat yurtiçi fiyatların yukarı yönlü hareketini sınırlamaya devam ediyor.
Şimdilik, Hindistan’ın polimer piyasası maliyet kaynaklı fiyat hedefleri ve talep gerçeği arasında sıkışmış durumda. Piyasa fiyatları güçlü görünebilir, ancak gerçek işlemler daha kırılgan bir piyasayı ortaya koyuyor; bu piyasada havayı liste fiyatları değil, teşvikler belirliyor.
Diğer ücretsiz plastik haberleri
Plastik hammadde (PP, LDPE, LLDPE ,HDPE, PVC, Kristal, Antişok, PET, ABS) fiyatları, Petkim fiyatları, polimer pazar trendleri ve fazlası...- Avrupa PP, PE piyasalarında Mart ayı ilave artışlara işaret ediyor
- Hindistan'ın PVC piyasası, Tayvan'dan Mart indirimleriyle yeni düşüklere geriledi; oyuncular dip sinyalleri arıyor
- İlk çeyrek duruşları Şubat’ta O. Doğu PP, PE piyasalarını destekledi; bu durum Mart’a da yansır mı?
- G. Doğu Asya’da süresiz PE duruşları: Talep çıkmazı piyasayı tehdit ediyor
- Türkiye’de homo PP, Şubat’ta kopolimerlerden daha iyi performans gösterdi
- Avrupa PVC piyasalarında marj iyileştirme öncelikleri, arz dengesizliklerine ağır basıyor
- Asya’da PVC talebi durgun; toparlanma umutları 1. çeyrek sonuna ertelendi
- Güney Kore’nin petrokimya sektörü darboğazda: 2024 mali sonuçları umut vermedi, hükümetin son hamlesi çözüm olacak mı?
- Çin'de PP ve PE, tatil sonrası tedarik artışı ve durgun talep ile karşı karşıya
- Türkiye'de PVC talebi yükselen maliyetlerin gerisinde, alıcı-satıcı çekişmesi yaşanıyor

