İstatistik: Çin, Türkiye’nin Temmuz polimer ithalatında alışılmışın üzerinde pay aldı
PP tedarikçi sıralamasında keskin sıçrama
PP’de, ülke tedarikçi sıralamasında en keskin ilerlemelerden birini kaydetti. Temmuz ayında toplam homo PP ve PP kopolimer ithalatındaki payı geçen yıl sadece %1 olan Çin, bu yıl payını %6’ya çıkarak, 20. sıradan altıncı sıraya yükseldi. Ayrıca, %7 pay ile Suudi Arabistan, Rusya ve Kazakistan’ın ardından homo PP’de dördüncü büyük tedarikçi oldu. Bu sıçrama, toplam PP ithalatının Şubat ayından bu yana ilk kez 200.000 tonun altına inmesine rağmen gerçekleşti. Bu da daralan bir ithalat piyasasında Çin’in sıralamadaki gelişimini özellikle kayda değer kılıyor.
PE ve PVC pazarlarında daha görünür rol
PE ve PVC’de de benzer bir değişim gözlendi. Genel PE ithalatında Çin, Temmuz 2025’te 19. sıradayken, Temmuz 2026’da beşinci sıraya yükselerek pazar payını yıllık bazda 3 puan artırdı. AYPE’de %12 pay ile dördüncü sırada yer alırken, ABD, Suudi Arabistan, İran ve Özbekistan daha geniş PE ürünlerinde öne çıkmaya devam etti. Öte yandan PVC’de, ülke %12 pay ile ABD’nin ardından Türkiye’nin ikinci büyük tedarikçisi oldu; öte yandan toplam PVC ithalatı Kasım 2025’ten bu yana en düşük aylık seviyeye indi.
Tonaj dâhil detaylı veriler için ChemOrbis İstatistik Sihirbazı’nı ziyaret edebilirsiniz.
Çin’in varlığı, stireniklerde de göze çarptı
Söz konusu eğilim stireniklerde de gözlendi; Çin, PS ithalatının %16’sını, EPS’nin %13’ünü, ABS’nin ise %14’ünü oluşturdu. PS ve ABS için, ülke sırasıyla Belçika ve Güney Kore’nin ardından ikinci büyük tedarikçi oldu. EPS’de ise, Avusturya ve Rusya’nın ardından üçüncü sıraya yerleşti. Bu arada, Türkiye’nin Temmuz ayı EPS ithalatı Ocak 2025’ten bu yana en düşük seviyeye geriledi.
Son yılların verileri, Çin’in Temmuz performansına dair perspektif sunuyor
Geçtiğimiz yılların verileri, Türkiye’nin Çin’den Temmuz homo PP ithalatının 2022-2025 döneminde çok mütevazı seviyelerde, 1.000 ile 3.000 ton arasında kaldığını gösteriyor. Oysa Temmuz 2026’da bu hacim 10.000 tona çıktı. Benzer bir tablo PE’de de gözlendi; Çin’den ithalat önceki senelerde 1.000 tona bile ulaşamazken, bu yıl Temmuz’da neredeyse 7.000 tona yükseldi.
PVC tarafında ise, Türkiye Temmuz 2026’da Çin’den yaklaşık 9.000 ton ithal ederken; bu rakam geçen yılın aynı ayındaki hacmin neredeyse iki katına ulaştı. Bu hacimler Suudi Arabistan ve ABD gibi Türkiye’nin başlıca tedarikçilerine kıyasla göreli olarak küçük kalsa da, rakamlar Orta Doğu savaşından kaynaklanan tedarik zinciri aksamalarının Türkiye’deki alıcıları son yıllara göre Çin mallarına biraz daha ittiğini gösteriyor.
Geçici tedarik boşlukları Çin mallarına alan açtı
Yine de son artış, Türkiye’nin tedarik paterninde yapısal bir değişim olarak yorumlanmamalı. Türkiye, Çin menşeli polimerler için başlıca bir varış noktası değil ve Çin de normal piyasa koşullarında düzenli tedarikçilerimiz arasında yer almıyor. Zira bu uzak mesafeli malların navlun dezavantajı var. Aslında, artış bu yılın başında meydana gelen olağanüstü koşulların kombinasyonundan kaynaklandı. Özellikle PP ve PVC için Çin’de arz fazlası oluştu ve bu dönemde savaş bağlantılı aksamalar, Türkiye’nin geleneksel tedarikçilerinden mal akışını kısıtladı. Ekstrem şartlar, bir müddet Çinli üreticilerin Türkiye’ye daha fazla hacim pazarlamasına olanak tanıdı.
Ancak bu fırsat penceresinin sonrasında daraldığı görülüyor. Çin’den teklifler, yılın ikinci çeyreğinin sonlarından itibaren çok seyrekleşti. Bunun nedeni Türkiye’ye olan navlunların elverişsizliği ve düşük netback seviyeleri nedeniyle ihracatçıların bu pazara mal göndermeye daha az istekli olmasıydı. Bu durum, Temmuz ayındaki yüksek ithalat rakamlarının esasen önceden güvence altına alınan mallardan kaynaklandığını, kalıcı yeni bir ticaret akışının ortaya çıkmadığını gösteriyor.
Diğer ücretsiz plastik haberleri
Plastik hammadde (PP, LDPE, LLDPE ,HDPE, PVC, Kristal, Antişok, PET, ABS) fiyatları, Petkim fiyatları, polimer pazar trendleri ve fazlası...- Avrupa’da petrokimya tesisleri kapanıyor, varlıklar el değiştiriyor: Yeniden yapılanma ne aşamada?
- Süveyş’e dönüş hız kazanıyor, ancak küresel deniz taşımacılığı normalleşmekten halen uzak
- Suudi boru hattı kesintisi, tedarik ve lojistik risklerini artırıyor, PP ve PE yükselişini tetikliyor
- G. Kore’de petrokimya yeniden yapılanması: Değerlendirme aşaması, yerini tesis kapanışlarına bırakmaya başladı
- Avrupa doğal gazı, Asya LNG'si Orta Doğu gerilimiyle yeni zirvelere ulaştı
- Global deniz taşımacılığı, ana ticaret rotalarında süregelen darboğazlarla karşı karşıya
- Savaş mı toparlanma mı? Yılın ilk yarısındaki kazançlar petrokimya sektöründe kazananları ve kaybedenleri yeniden belirledi
- Temmuz'un ikinci yarısındaki sert petrol dalgalanması, çoğu polimerde artışları durduramadı
- Dow’un 1,1 milyar euroluk tazminat davası, Avrupa’daki etilen karteli tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı
- Yenilenen savaş primiyle yeniden sıçrayan petrol, polimerlerdeki düşüşü tersine çevirebilir mi?

