Türkiye'de PE için 2026 görünümü: Marj baskısından temkinli bir dengeye - Nihayet sürdürülebilir bir toparlanma gelecek mi?
Orta Doğu tahsisatları netback şikayetleri arasında dalgalandı, İran’ın katılımı tutarsızdı ve dalgalı kur Avrupa’dan ithalatın rekabetçiliğini tekrar tekrar şekillendirdi. Tüm bunlar olurken işleyiciler yüksek maliyetler ve sıkışık finansmanla uğraştı.
Bu çerçevede, fiyat hareketleri daha ziyade arz odaklı oldu. Bu durum piyasayı basit kesintilere bile duyarlı tutarak daha sert düşüşleri engelledi. Filmlik PE fiyatları zirveden dibe 170-200$/ton oynadı. 2026 yaklaşırken, temel soru daha sürdürülebilir bir toparlanmanın mümkün olup olmadığı ya da küresel belirsizliklerin dalgalanmayı devam ettirip ettirmeyeceği.
2025: Keskin kayıplar ve yapısal baskılarla dolu bir yıl
PE piyasaları, düzensiz taleple tanımlanan zorlu bir yılı daha geride bırakıyor. Sınırlı Orta Doğu kotaları ve güçlü AYPE tüketimi ile desteklenen güçlü bir ilk çeyreğin ardından, Nisan ayından yaz ortasına kadar uzun süreli bir düşüş yaşandı. Likiditenin daralması ve ABD’li tedarikçilerin ikinci yarıda dünya genelinde YYPE ve LAYPE’de derin indirimlere gitmesi, Orta Doğulu üreticileri defansif fiyatlamaya itti.
Jeopolitik gerilimler: Haziran, kısa süreli bir şok dalgası getirdi
Haziran 2025’te Orta Doğu’da tırmanan gerilimin ham petrol ve naftayı kısa süreliğine keskin bir şekilde yükselttiği önemli bir dönüm noktası yaşandı. Nakliye kesintilerine ilişkin endişeler, özellikle AYPE ve belirli YYPE türlerinde kısa vadeli stok yenileme faaliyetlerini tetikledi. Ancak etki kısa sürede azaldı: tedarik zincirleri sağlam kaldı; enerji fiyatları haftalar içinde geriledi ve zayıf türev siparişler kalıcı fiyat artışlarını engelledi.
Temmuz ayı başlarında, piyasa arz fazlası ve kısıtlı talebin hakim olduğu bir ortama geri döndü. Bu arada, Suriye’de yıllardır süren iç savaşın sona ermesi, bazı sektör oyuncuları tarafından ihracatı kademeli olarak canlandırabilecek bir faktör olarak yorumlandı.
Üçüncü çeyreğin sonlarında jeopolitik riskler, navlun oynaklığı ve kısa süreli arz kesintileri piyasaya bir miktar destek sağladı. Ancak türev ürün talebi yapısal olarak zayıf kalmaya devam etti. Sonuç olarak, ithal PE fiyatları 4. çeyreğe doğru son yılların en düşük seviyelerine yakın seyrederek 2026’ya yönelik beklentilerin tonunu belirledi. Öngörüler yeni yılın başlarında geleneksel zamların geleceği yönünde.
Ticaret savaşı dinamiklerinin kısmi etkisi
2025’teki ticaret savaşı turları Türkiye’deki oyuncular tarafından yakından izlendi. ABD’nin kilit ticaret ortaklarına yönelik vergileri, Çin’in misilleme önlemleri ve AB’nin gelişen tepkileri, Amerikan malı PE’yi yılın önceki dönemlerinde Türkiye, Güneydoğu Asya ve Latin Amerika’ya yönlendirdi. Böylece, Türkiye’nin türev ihracat pazarlarında bir miktar avantaj elde edebileceğine dair beklentiler artarken, anlaşmazlıklar daha sonra hafiflemeye başladı.
Türkiye, ABD’nin uyguladığı %15’lik vergiye karşı herhangi bir misilleme yapmazken; ihtiyaç fazlası Amerikan PE için doğal bir alıcı konumunda kaldı. Bu durum dönemsel alım fırsatları yaratırken, aynı zamanda arz modellerini dalgalandırdı. Bu rolün 2026’da derinleşip derinleşmeyeceği, özellikle de tarife gerilimlerinin soğumaya başlaması nedeniyle belirsiz. ChemOrbis İstatistik Sihirbazı verilerine göre, Ocak-Ekim döneminde ABD, toplam ithalatta %25’lik payla Suudi Arabistan’ı geride bırakarak Türkiye’nin en büyük PE tedarikçisi oldu. Bu oranlar 2024 yılının aynı döneminde sırasıyla %21 ve %24 olarak kayıtlara geçmişti.
Orta Doğulu tedarikçiler, bu yıl da ABD baskısını hissetti
Kısacası Orta Doğulu üreticiler 2025 yılında da önemini yütürmedi; ancak rekabetçi fiyatlara sahip ABD mallarının artan baskısıyla karşı karşıya kaldı. AYPE arzı, bakım duruşları ve Asya’ya nazaran cazip olmayan netback nedeniyle 1. çeyrekte keskin bir şekilde daraldı. Bu üründe fiyatlar, diğer türler üzerindeki primini 100$/tonun üzerine çıkardı. Buna karşılık, YYPE ve LAYPE arzı yılın büyük bölümünde yeterli seyretti.
Suudi Arabistan’daki geçici kraker sorunları ve yıl ortasındaki sevkiyat gecikmeleri daha derin fiyat düşüşlerini önlemeye yardımcı oldu, ancak zayıf talebin üstesinden gelemedi. ABD’li tedarikçiler Ağustos-Ekim döneminde YYPE ve LAYPE C4 film için küresel piyasanın tonunu etkili bir şekilde belirleyerek Orta Doğu menşeli teklifleri son 5 yılın en düşük seviyelerine çekti. Ancak Kasım ayına gelindiğinde, ABD’nin dip seviyeleri kaybolmaya başladı ve satıcıların fazla stokları temizlemesiyle yukarı yönlü mütevazı düzeltmeler ortaya çıktı.
Mevzuat değişiklikleri, yaptırımlar ve marj baskısı arzı dalgalandırdı
Avrupa, Güney Kore ve Çin’deki zayıf marjlar ve düşük talebin birleşimi, Türkiye’ye daha fazla malzeme çekti. Ta ki yakın zamanda yeniden yapılandırma çabaları hızlanana ve derin mali kayıplar üretim kesintilerini tetikleyene dek. Bu arada, jeopolitik sürtüşmeler ve yaptırımlar İran’ın katılımını şekillendirmeye devam ederken, mevzuat değişiklikleri Katar mallarının akışına yönelik beklentileri değiştirdi. Yine de, fiyatların kalıcı bir toparlanma belirtisi göstermemesi nedeniyle alıcılar temkinli davranmaya devam etti.
Avrupa menşeli AYPE, eurodaki yükselişe rağmen Türkiye’ye yöneldi
Avrupa malı AYPE, paritenin uygun olduğu 2025 yılının başlarında rekabetçiydi, ancak daha sonra euronun güçlenmesi bu avantajı aşındırarak 2. çeyrekte düzeltmelere yol açtı ve 3. çeyrekte ilgiyi azalttı. Üretimde zaman zaman yaşanan aksaklıklara ve euronun yılbaşından bu yana yaklaşık %12 değer kazanmasına rağmen, Avrupalı satıcılar diğer menşeler ve yerel üretici Petkim karşısında yeniden üstünlük sağladı.
Bu durum, yeniden yapılanma, yüksek kullanım maliyetleri ve zayıf karlılık gibi Avrupalı üreticileri Türkiye’ye malzeme aktarmaya teşvik eden koşullar ekseninde bu satıcıların kendi pazarlarında marjlarını koruma çabalarını yansıttı. Bu arada, Petkim de 1., 2., ve 3. çeyrekte art arda zarar açıklarken; bu durum makroekonomik zorlukların bir yansımasıydı. Küresel arz fazlası netback seviyelerini sınırlamaya devam ederken, ithal tedarikçiler de ham petroldeki düşüşe rağmen marjlarda daralmayla karşı karşıya kaldı.
İran: Hala önemli bir kaynak, ancak arza dair görüş mesafesi sınırlı
İran önemli ancak öngörülemeyen bir tedarikçi olmaya devam etti. ABD’nin Türkiye’deki bazı distribütörlere ve büyük bir işleyiciye uyguladığı yaptırımlar ve bölgesel istikrarsızlık, özellikle AYPE ve LAYPE için İran’ın katılımını azalttı. YYPE film ve şişirme , lojistik imkanlar elverdiğinde pazarın alt sınırını oluşturmaya devam etti. Yine de yaptırımlarla ilgili belirsizlik, özellikle yılın ikinci yarısında birçok alıcıyı temkinli olmaya itti.
Katar gümrük vergisinden kurtuldu; 2026’da hacimler izlenecek
Türkiye Ağustos ayı başında Katar menşeli polimerlere uyguladığı gümrük vergilerini kaldırdı. Ancak Ekim ayına kadar devam eden ve alıcıları gümrük vergisi ödemeye devam etmek zorunda bırakan Euro One dokümantasyon sorunları nedeniyle uygulama yavaş ilerledi. Evrak işlerinin çözüme kavuşmasıyla birlikte, piyasa katılımcıları Katar menşeli hacimlerin 2026 yılında anlamlı bir şekilde artıp artmayacağını izleyecek.
AYPE istikrarlı primini korurken, LAYPE ve YYPE ekseri başa baş seviyede işlem gördü
İthal AYPE, sınırlı arz ve Orta Doğulu satıcılar için Asya’ya kıyasla cazip olmayan netback neticesinde diğer emtia türleri üzerinde sürekli kayde değer bir prim taşıdı. Buna karşın, YYPE yılın büyük bir bölümünde yapısal arz fazlası ile boğuştu. LAYPE C4 film büyük ölçüde YYPE ile birlikte hareket etti; kısa süreli sıkışma dönemleri yaşadı ancak sağlam bir yapısal destekten yoksun kaldı. Yıl sonuna doğru, YYPE film arzı İran’dan yapılan sevkiyatların azalması ve Güney Kore’den yüklemelerin düşen işletim oranları ve artan navlun maliyetleri nedeniyle azalmasıyla sıkıştı. Sonuç olarak, YYPE film fiyatları Kasım ayında son 20 aydır ilk kez LAYPE C4 filmin hafif üzerine çıktı.
İstatistik: İthalat talep yakınmalarına meydan okudu; YYPE başı çekti
Talep, 2025’in en zayıf unsuru olmaya devam etti. Sanayiciler zayıf türev siparişler, yüksek borçlanma maliyetleri, artan işçilik giderleri ve özellikle Avrupa’da zayıflayan ihracat pazarları ile karşı karşıya kaldı. Nisan-Mayıs ve Eylül aylarındaki cazip fiyat dönemlerinde bile stok yenileme sürekli olmaktan ziyade taktiksel olarak gelişti. 2026 yılı için beklentiler sadece ılımlı bir iyileşmeye işaret ediyor: yerel tüketim istikrara kavuşabilir, ancak daha geniş bir toparlanma Avrupa’daki sektörlerin düzelmesine ve yurtiçinde finansmana erişimin kolaylaşmasına bağlı. Talep kaynaklı bir toparlanma olmadan, herhangi bir fiyat artışının arz kaynaklı kalması muhtemel.
Nihai ürün talebinin zayıf olduğu yönündeki ısrarlı raporlara rağmen, Türkiye’nin 2025 yılının ilk on ayındaki toplam PE ithalatı azalmadı. AYPE ve LAYPE hacimleri yıllık bazda neredeyse değişmezken, YYPE ithalatı %5 oranında arttı. Bu direnç kısmen 2024 kaynaklı baz etkisini ve geçen yılki döviz kuru oynaklığının azalmasının ardından ithalatçıların güven tazelemesini yansıtıyor. Bazı türler için son beş yılın en düşük seviyelerinde olan olağanüstü düşük teklifler de tüketimi destekledi. YYPE ihracatı %8 arttı; bu da artan arzın büyük kısmının yeniden ihraç edildiğini gösteriyor.
2026 görünümü: Daha dengeli, ancak halen kırılgan bir pazar
2026 yılı için riskler maliyet enflasyonundan ziyade arz kaynaklı olmaya devam ediyor. Bölgesel gerilimler, nakliye rotalarındaki değişimler ve Çin’in devam eden kendi kendine yeterlilik çabalarının tümü yapısal zorlukları temsil ediyor. 2025’in belirleyici maliyet unsurlarından biri olan navlun dalgalanması, Kızıldeniz’deki güvenlik ve sigorta maliyetlerine bağlı olarak 2026’nın ilk yarısında da devam edebilir. Bununla birlikte, kapasite fazlası konteyner fiyatlarındaki artışları sınırlayabilir. Olumlu açıdan bakıldığında, ticari sürtüşmelerdeki herhangi bir gevşeme veya Asya ve Avrupa’da yenilenen teşvikler resin talebini canlandırabilir ve ihracat pazarlarını destekleyebilir.
Genel olarak, Türkiye 2026 yılına daha dengeli ancak hala hassas bir PE manzarasıyla giriyor. Sürdürülebilir bir yükseliş eğilimi, hem yurtiçinde hem de Avrupa, Çin ve Hindistan’da türev ürün talebinde yaşanacak gerçek bir iyileşmeye bağlı olacak.
OECD’ye göre, Türkiye ekonomisinin 2026 yılında %3,9 civarında büyümesi öngörülürken, IMF ve Fitch tahminleri %3-3,5 aralığında yer alıyor. 2025’te yüksek seyreden enflasyonun, OECD’ye göre %20-21 ve merkez bankası tahminlerine göre %13-19 civarında olmak üzere tek haneli veya düşük çift haneli rakamlara inmesi bekleniyor. İhracatın resmi olarak yaklaşık 282 milyar dolar olması hedefleniyor. Enflasyonun düşmesi ve finansal koşulların normalleşmesiyle birlikte iç tüketimin kademeli olarak toparlanması bekleniyor; ancak satın alma gücünün ancak yavaş bir şekilde iyileşeceği öngörülüyor. İhracat performansı da güçlenecektir, ancak resmi hedeflere ulaşılması büyük ölçüde küresel talebe ve kur istikrarına bağlı olacak. Dış piyasalar daha kararlı bir şekilde güçlenmediği sürece 250-270 milyar doları daha gerçekçi bir aralık olarak görünüyor.
2026 yılında hem iç tüketimde hem de ihracata dayalı tüketimde dramatik iyileşmelerden ziyade artımlı iyileşmeler olması muhtemel.
Diğer ücretsiz plastik haberleri
Plastik hammadde (PP, LDPE, LLDPE ,HDPE, PVC, Kristal, Antişok, PET, ABS) fiyatları, Petkim fiyatları, polimer pazar trendleri ve fazlası...- Avrupa PP, PE piyasalarında Mart ayı ilave artışlara işaret ediyor
- Hindistan'ın PVC piyasası, Tayvan'dan Mart indirimleriyle yeni düşüklere geriledi; oyuncular dip sinyalleri arıyor
- İlk çeyrek duruşları Şubat’ta O. Doğu PP, PE piyasalarını destekledi; bu durum Mart’a da yansır mı?
- G. Doğu Asya’da süresiz PE duruşları: Talep çıkmazı piyasayı tehdit ediyor
- Türkiye’de homo PP, Şubat’ta kopolimerlerden daha iyi performans gösterdi
- Avrupa PVC piyasalarında marj iyileştirme öncelikleri, arz dengesizliklerine ağır basıyor
- Asya’da PVC talebi durgun; toparlanma umutları 1. çeyrek sonuna ertelendi
- Güney Kore’nin petrokimya sektörü darboğazda: 2024 mali sonuçları umut vermedi, hükümetin son hamlesi çözüm olacak mı?
- Çin'de PP ve PE, tatil sonrası tedarik artışı ve durgun talep ile karşı karşıya
- Türkiye'de PVC talebi yükselen maliyetlerin gerisinde, alıcı-satıcı çekişmesi yaşanıyor


