Türkiye'de PP için 2026 görünümü: Hassas bir yeni başlangıç sonrası kademeli toparlanma olası
Fiyatlar 2025’in büyük bir bölümünde geriledi. Yalnızca Ocak ile Haziran ayları, yılın başındaki geleneksel stok yenileme faaliyetleri ve jeopolitik endişelerin bir süreliğine dengeyi satıcı lehine çevirdiği kısa istisnalar olarak öne çıktı.
Şimdilerde piyasada toz duman dağılırken; 2026 yılı için tartışmalar keskin bir toparlanmaya dair değil, türler, menşeler ve nihai ürün segmentleri arasında daha dengeli ve ayrışan bir yapısal sürecin yaşanacağı yönünde ortaya çıkıyor.
2025’e bakış: Bitmek bilmeyen fiyat düşüşlerinin yılı
2025 yılı, Türkiye PP piyasası için stokların düşük olması, Suudi Arabistan ve Rusya’dan kısıtlı kotlar ve üreticilerin 2024 sonundan gelen marj kayıplarını telafi etme kararlılığı sayesinde güçlü başladı. Homo PP, rafya ve elyaf fiyatlarının hızla yükselmesiyle birlikte artış eğilimine öncülük ederken, kopolimerler zayıf talep ve rekabetçi fiyatlı hemen teslim mallar nedeniyle geride kaldı. Ancak, bu artış yönlü dönem kısa sürdü. 1. çeyreğin sonlarında, Ramazan rehaveti, türev faaliyetlerdeki yavaşlama ve gevşeyen petrol fiyatları yukarı yönlü hareketi sınırlamaya başladı ve yılın büyük bir bölümüne hakim olan geniş tabanlı bir aşağı yönlü düzeltme için zemin hazırladı.
ChemOrbis Fiyat Sihirbazı’na göre, ithal homo PP fiyatları Aralık ayında mütevazı artışlarla stabilize olmadan önce 5,5 yılın en düşük seviyesine gerilerken, PP blok kopolimerde haftalık ortalamalar rekor düşüklere indi. Son zamanlarda, artan navlun oranları söz konusu ürünün bir miktar toparlanmasına yardımcı oldu.
Talep: Yapısal olarak temkinli, taktiksel olarak reaktif
2025’teki talep koşulları, keskin bir düşüşten ziyade süregelen bir kırılganlıkla tarif edilebilir. İşleyiciler, yüksek finansman maliyetleri, sınırlı kredi erişimi ve özellikle Avrupa’dan zayıf ihracat siparişleri nedeniyle alımlarını ihtiyaçlarla sınırladı. Dönemsel stok yenileme dalgaları yaşandı, ancak bunlar genellikle gerçek nihai talep toparlanmasından ziyade arz endişeleri, navlun artışları veya jeopolitik manşetlerden kaynaklandı. Ambalaj, ev eşyaları ve otomotiv uygulamalarında yurtiçi tüketime daha yakın olan kopolimer talebi, yıl boyunca homo PP’nin gerisinde kaldı.
Arz dinamikleri: Suudi hakimiyeti marjlarla sınandı
Suudi Arabistan, Advanced Petrochemical’ın kapasite artışının desteğiyle 2025 yılında da Türkiye’nin bir numaralı PP tedarikçisi olarak kaldı ve özellikle homo PP türleri için fiyat ve tedariki tablosunu şekillendirdi. Ancak, bu yıl aynı zamanda artan rekabet nedeniyle söz konusu hakimiyetin kırılganlığını da gözler önüne serdi.
Güney Koreli tedarikçiler, özellikle PP blok kopolimer enjeksiyon segmentinde piyasayı çeşitli defalar kırdı. Bu durum kopolimerin geleneksel primlerini zayıflattı ve Orta Doğulu üreticileri taviz vermeye zorladı. Sonuç olarak, Suudi Arabistan malı homo PP fiyatları zirveden dibe 185-200$/ton oynarken; PP blok kopolimer enjeksiyon fiyatları yaklaşık 215$/ton geriledi. 2026’ya bakıldığında, global PP arzının devam eden Çin kapasite eklemeleri nedeniyle bol kalması bekleniyor. Bu öngörü, talep sürpriz bir şahlanma göstermedikçe sürdürülebilir bir ralli ihtimalini kısıtlıyor.
Satıcı eğilimleri: Fiyat savaşları PP kopolimeri vurdu
2025’in fiyatlandırma stratejileri yıl ilerledikçe önemli ölçüde değişti. Önemli bir gelişme, PP blok kopolimer enjeksiyonun homo PP üzerindeki priminin çöküşü oldu: Suudi Arabistan malı PP blok kopolimer enjeksiyon ile homo PP arasındaki fiyat farkı, 2024 sonlarındaki 130-150$/ton civarından 2025 ortalarında 15-50$/tona kadar geriledi ve hatta spot işlemlerde kısa bir süre eridi.
Bu arada, vergiye tabi PP rafya için CIF 850$/ton ve PP blok kopolimer enjeksiyon için CIF 900$/ton gibi önemli psikolojik eşikler düşüşler sırasında kırıldı. Bu durum artan global hacimler nedeniyle oluşan yoğun rekabeti gösterdi. Bu dinamikler hem zayıf kopolimer talebini hem de agresif Uzak Doğu tekliflerini yansıttı. Dolayısıyla satıcılar 2026’da daha temkinli davranıp, geniş çaplı fiyat liderliği yerine hacimlerini korumak ve türe özel esnekliği önceliklendirmek isteyebilir. Aynı zamanda, süregelen marj erozyonunun tetiklediği Güney Koreli üreticiler arasındaki kapasite rasyonalizasyonu bir dönüm noktası olabilir. Bu durum fiyat farkını stabilize etmeye ve karlılığı kısmen restore etmeye yardımcı olabilir.
Ticaret akışları: Çin malları sınırlı kaldı, G. Kore ihracatını artırdı
Çin’in muazzam kapasite eklemeleri ve global PP ihracatçısı olmasına rağmen, 2025’te Türkiye’deki payı sınırlı kaldı. ChemOrbis İstatistik Sihirbazı’na göre, Çin Ocak-Ekim 2025 döneminde Türkiye’ye yalnızca 1.600 ton civarında PP ihraç etti. Türkiye’nin aynı dönemde toplam PP ithalatının 1,6 milyon ton civarında gerçekleştiği düşünülürse, Çin’in ne kadar ufak bir katkısı olduğu daha net anlaşılabilir. Bu durum, CFR Çin fiyatlarının CIF Türkiye seviyeleriyle karşılaştırıldığında hissedilen elverişsiz netback seviyeleri ve Uzak Doğu Asya’dan zaman zaman değişken ve yüksek seyreden navlun oranlarından kaynaklandı. Bunun yerine, rekabet baskısı esas olarak Güney Kore’den geldi ve bu ülkenin gümrük vergisinden muaf olması ve özellikle PP blok kopolimer enjeksiyondaki taktiksel fiyatlandırması çok daha yıkıcı oldu.
Navlun yapıları veya arbitraj ekonomileri anlamlı bir şekilde değişmediği sürece, Çin’in 2026’da da Türkiye’ye sınırlı miktarlar tedarik etmeye devam etmesi bekleniyor. Ancak Çin arzı, şüphesiz global fiyat göstergeleri ve arz fazlası endişeleri yoluyla Türkiye’de dolaylı olarak etkisini hissettirmeye devam edecek.
2025 yılının Ocak-Ekim döneminde, Güney Kore, Türkiye’nin toplam PP ithalatındaki payını %18’e çıkararak ikinci en büyük tedarikçi oldu. Geçen yılın aynı döneminde ise, ülke Rusya’nın ardından %12’lik bir payla üçüncü sırada yer almıştı.
PP kopolimerde rekabete Birleşik Arap Emirlikleri de dahil oldu. Suudi Arabistan ve Güney Kore’ye güçlü bir rakip olarak öne çıkan bu ülke, 2025’in ilk on ayında Türkiye’deki piyasa payını geçen yılın aynı dönemindeki %8’den %9’a yükseltti.
Bu arada, euro/dolar paritesinin yılın başından bu yana %12 civarında değer kazanması nedeniyle, 2025 yılında Avrupa malı homo PP büyük ölçüde çalışmaz olarak değerlendirildi. Yunanistan’daki yeni kapasite eklemelerine rağmen, yüksek işletim maliyetleri Avrupa’dan Türkiye’ye rekabetçi fiyat akışlarını engelledi.
Türlerde ayrışma: Homo PP nispeten dayanıklılığını korudu
2025’in en net çıkarımlarından biri, yıl boyunca bütün yıl boyunca homo PP’nin kopolimerlere kıyasla gösterdiği dirençti. Rafya ve elyaf, yılın başındaki artış döngüsü ve yıl ortasındaki istikrar döneminde daha hızlı toparlanmalarına olanak tanıyan ihracat bağlantılı talep, stok yenileme dalgaları ve mevsimsel desteklerden zaman zaman faydalandı. Bunun aksine, PP blok kopolimer enjeksiyon, yurtiçi tüketimdeki durgunluk ve vergisiz Uzak Doğu ithalatı kaynaklı süregelen rekabetçi baskı nedeniyle yapısal olarak zayıf kaldı.
Yılın tamamı için, Türkiye’nin Çin üzerindeki homo PP primi 1. çeyrekteki 180-200$/ton civarından yılın ikinci yarısında 100$/tonun altına geriledi ve agresif fiyatlandırma dönemlerinde zaman zaman neredeyse başa baş seviyelere yaklaştı. Bu daralan arbitraj, homo PP fiyatları için bir taban oluşturmaya ve ilave düşüşleri sınırlamaya yardımcı olurken, kopolimerler bir türlü toparlanamadı. Bu durum, yıl sonuna doğru PP blok kopolimerin homo PP üzerindeki sürekli erozyona uğrayan hatta bazen ciddi düşen priminde yansıma buldu.
2026 görünümü: Baskılar hemen ortadan kalkmayacak, iyileşme zaman alacak
Türkiye’nin daha geniş çaplı makroekonomik ortamı, geleneksel mevsimsel dinamikleri gölgeleyerek 2025 boyunca kısıtlayıcı bir faktör olmaya devam etti. Yüksek enflasyon, yılın büyük bir bölümünde yüksek kalan faiz oranları ve sıkışık likidite, işleyicilerin risk iştahını azalttı. Döviz kısıtlamalarının gevşetilmesi gibi düzenleyici revizyonlar bir miktar rahatlama sağlasa da, bu adımlar belirleyici bir değişimi tetiklemek için yetersiz kaldı. 2026’ya girerken, PP talebinde kayda değer bir iyileşme global polimer dinamiklerinin yanı sıra yurtiçi mali koşullara ve ihracatçıların rekabet gücüne bağlı olacak.
İlerleyen dönemde, Ocak ayı geleneksel olarak bazı fiyat artışlarına eğilimli görünürken, Türkiye’de PP’nin 2026’da yekten bir iyileşme yerine iki vitesli bir toparlanma göstermesi daha olası. İlk yarıda, global arz fazlası, Çin’in süregelen kendi kendine yeterlilik çabası ve Orta Doğulu ve Asyalı tedarikçiler arasındaki süregelen rekabetin yukarı yönlü potansiyeli sınırlaması ve fiyatları nispeten dar aralıklarda tutması bekleniyor. Bununla birlikte, 2025’te keskin bir şekilde düşen fiyatlar halihazırda marj disiplinini zorladı ve agresif satışları sınırladı. Bu da özellikle yeniden yapılanma hamleleri arasında azalan Güney Kore ve Avrupa kapasiteleri göz önüne alındığında, aşağı yönlü risklerin geçen yıla göre daha sınırlı olabileceğini düşündürüyor.
Makro tarafta, 2026’nın ikinci yarısı için beklentiler daha iyimser. Türkiye’de GSYİH oranının, gevşeyen para politikaları, kredi erişimindeki kademeli normalleşme ve Avrupa’nın stabilize olmasıyla ihracatın iyileşeceği beklentilerinin desteğiyle %3-4 civarında büyümesi bekleniyor. Enflasyonun daha da yavaşlaması bekleniyor ve bu da tüketici güvenini ve türev plastik tüketimini canlandırabilir. Bu senaryo altında, PP talebi -özellikle ambalaj, non-woven ve ihracata bağlı elyaf uygulamaları için- 2026’nın sonlarına doğru daha somut bir iyileşme gösterebilir.
Genel olarak, en olası senaryo, pazarın 2026’nın başlarında hafif güçlenen ancak daha sonra 1. çeyreğin ortasından sonuna doğru sakinleşip, yılın ilerleyen dönemlerinde seçici, talep odaklı bir toparlanma göstermesi gibi duruyor. Geniş çaplı bir döngüsel toparlanma yerine, artışların türler ve uygulamalar arasında farklılık göstermesi muhtemel. Bu resim, alım ve satış stratejilerini yalnızca maliyet kaynaklı rallilere güvenmek yerine iyileşen makroekonomik sinyallere göre ayarlayan çevik oyuncuları ödüllendirecek.
Diğer ücretsiz plastik haberleri
Plastik hammadde (PP, LDPE, LLDPE ,HDPE, PVC, Kristal, Antişok, PET, ABS) fiyatları, Petkim fiyatları, polimer pazar trendleri ve fazlası...- Avrupa PP, PE piyasalarında Mart ayı ilave artışlara işaret ediyor
- Hindistan'ın PVC piyasası, Tayvan'dan Mart indirimleriyle yeni düşüklere geriledi; oyuncular dip sinyalleri arıyor
- İlk çeyrek duruşları Şubat’ta O. Doğu PP, PE piyasalarını destekledi; bu durum Mart’a da yansır mı?
- G. Doğu Asya’da süresiz PE duruşları: Talep çıkmazı piyasayı tehdit ediyor
- Türkiye’de homo PP, Şubat’ta kopolimerlerden daha iyi performans gösterdi
- Avrupa PVC piyasalarında marj iyileştirme öncelikleri, arz dengesizliklerine ağır basıyor
- Asya’da PVC talebi durgun; toparlanma umutları 1. çeyrek sonuna ertelendi
- Güney Kore’nin petrokimya sektörü darboğazda: 2024 mali sonuçları umut vermedi, hükümetin son hamlesi çözüm olacak mı?
- Çin'de PP ve PE, tatil sonrası tedarik artışı ve durgun talep ile karşı karşıya
- Türkiye'de PVC talebi yükselen maliyetlerin gerisinde, alıcı-satıcı çekişmesi yaşanıyor


