Vietnam'a geçici vergi uygulanmaması, Avrupa'nın PET piyasası için ne anlama geliyor?
Komisyon, soruşturmanın devam edeceğinin altını çizerek geçici önlemlerin yokluğunun davanın sonu anlamına gelmediğini vurguladı. Aksine bu karar, erken aşamada müdahale etmek yerine sürecin nihai safhasının beklenmesini tercih eden usule ilişkin bir yaklaşımı yansıtıyor.
22 Mayıs 2025’te resmen başlatılan soruşturma , PET Europe’un Nisan ayında sunduğu ve Vietnam malı PET’in AB piyasasında dampingli fiyatlarla satılarak yurtiçi üreticilere zarar verdiğini öne süren şikayete dayanıyordu. Geçici vergilerin uygulanmaması söz konusu olsa da, kesin önlemlerin halen masada olduğu ve nihai kararın Temmuz 2026 itibarıyla açıklanması bekleniyor.
Geçici vergiler neden pas geçildi: Piyasa yorumu
Komisyon değerlendirmesinin tüm detaylarını kamuoyuyla paylaşmasa da, piyasa oyuncuları kararın arkasındaki temel gerekçeler konusunda büyük ölçüde hemfikir.
İlk olarak, Vietnam’dan AB’ye yapılan PET ithalatı, yüksek ve elverişsiz navlun maliyetleri nedeniyle halihazırda kısıtlandı. Bu durum, rekabet gücünü azalttı ve hacimleri sınırladı. Dolayısıyla, antidamping soruşturmalarında geçici önlemleri haklı çıkarmak için gerekli olan “acil zarar” koşulunun yeterince oluşmadığı düşünülüyor.
Daha önceden Vietnam malı satan bir distribütör, devam eden antidamping soruşturması nedeniyle bu menşeden satışların durduğunu bildirirken, diğer Asyalı tedarikçilerden gelen tekliflerse şimdilerde çalışılabilir seviyelerin çok üzerinde yer alıyor.
İkincisi, Vietnam malı şimdiye kadar Avrupa PET piyasasında bozucu bir unsurdan ziyade ikincil bir tedarik kaynağı olarak kaldı. Bu çerçevede Komisyon’un, mevcut ithalat seviyelerinin acil bir ticaret savunma önlemi gerektirecek ölçüde sorunlu olmadığı sonucuna vardığı değerlendiriliyor.
İstatistik Sihirbazı’na göre, Ocak-Eylül 2025 döneminde AB27’nin en büyük PET tedarikçisi olan Türkiye, toplam ithalattaki payını bir önceki yıla kıyasla %25’ten %28’e yükseltti. Söz konusu artış, Türkiye’nin coğrafi yakınlığı, maliyet rekabetçiliği ve yurtiçi kapasitesinin artmasıyla desteklendi ve sıkılaşan ticari savunma ortamında tercih edilen bir kaynak olma rolünü pekiştirdi.
Vietnam’ın ise aynı dönemde payı yaklaşık %27’den %23’e indi. Bu düşüşte, navlun ekonomilerindeki bozulma ve artan düzenleyici baskıların rekabet gücünü zayıflatması etkili oldu. Üçüncü en büyük tedarikçi olan Mısır ise, pozisyonunu daha da güçlendirerek payını yıllık bazda %12 civarından yaklaşık %16’ya yükseltti.
Bu değişen tedarikçi dengesi, halihazırda daha önceki ChemOrbis haberinde
vurgulanmış; artan korumacı önlemlerin PET ticaretini daha bölgesel bir yapıya doğru ittiği, uzun mesafeli kaynaklar yerine yakın ve maliyet açısından avantajlı menşeleri öne çıkardığına dikkat çekilmişti.
Bu karar, gelecekteki riskleri ortadan kaldırmıyor. AB mevzuatı kapsamında Komisyon, soruşturmanın sonunda damping ve zarar tespit edilmesi halinde, geriye dönük vergiler de dahil olmak üzere daha sonra kesin vergiler uygulama hakkını saklı tutuyor.
Piyasa açısından ne değişiyor?
Pratikte, bu karar kısa vadeli ticaret akışlarını büyük ölçüde değiştirmiyor. Vietnam malı PET, politika engellerinden ziyade lojistik kaynaklı kısıtlamalarla karşı karşıya kalarak Avrupa’daki fiyat ve arz dinamikleri üzerindeki etkisini sınırlamaya devam ediyor.
Ancak, risk görünümü şimdi değişti. Vietnamlı üreticiler ve AB’li alıcıların Şubat 2026’daki son tarih öncesinde savunma sunumlarına odaklanmasıyla, piyasa dikkati giderek daha fazla soruşturmanın nihai aşamasına odaklanıyor.
2026’nın ortasında alınacak nihai karar, özellikle Çin malı PET’e uygulanan antidamping vergileri
ve ve diğer kaynaklara yönelik süregelen incelemelerle zaten yeniden şekillenmiş olan Avrupa’nın ticaret akışlarını daha da değiştirme potansiyeli taşıyor.
Usuli duraklamaya rağmen dava devam ediyor
Özetle, Komisyon’un hamlesi tutumundaki herhangi bir gevşemeden ziyade ölçülü bir bekle ve gör yaklaşımını yansıtıyor. AB, Vietnam malı PET ithalatının şu aşamada geçici vergi gerektirmediğini işaret ederken, dosyanın tamamen kapanmadığını ve nihai sonucun 2026’da piyasa dinamiklerini etkileme kapasitesini koruduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Şimdilik Avrupa PET piyasası, zayıf talep ve kırılgan marjlar arasında yol alırken, ticaret savunması gelişmeleri arka planda varlığını sürdürüyor. Bu, artık ani bir şok olmaktan çıkmış olsa da, orta vadede yapısal bir risk unsuru olarak gündemde kalmaya devam ediyor.
Diğer ücretsiz plastik haberleri
Plastik hammadde (PP, LDPE, LLDPE ,HDPE, PVC, Kristal, Antişok, PET, ABS) fiyatları, Petkim fiyatları, polimer pazar trendleri ve fazlası...- Avrupa PP, PE piyasalarında Mart ayı ilave artışlara işaret ediyor
- Hindistan'ın PVC piyasası, Tayvan'dan Mart indirimleriyle yeni düşüklere geriledi; oyuncular dip sinyalleri arıyor
- İlk çeyrek duruşları Şubat’ta O. Doğu PP, PE piyasalarını destekledi; bu durum Mart’a da yansır mı?
- G. Doğu Asya’da süresiz PE duruşları: Talep çıkmazı piyasayı tehdit ediyor
- Türkiye’de homo PP, Şubat’ta kopolimerlerden daha iyi performans gösterdi
- Avrupa PVC piyasalarında marj iyileştirme öncelikleri, arz dengesizliklerine ağır basıyor
- Asya’da PVC talebi durgun; toparlanma umutları 1. çeyrek sonuna ertelendi
- Güney Kore’nin petrokimya sektörü darboğazda: 2024 mali sonuçları umut vermedi, hükümetin son hamlesi çözüm olacak mı?
- Çin'de PP ve PE, tatil sonrası tedarik artışı ve durgun talep ile karşı karşıya
- Türkiye'de PVC talebi yükselen maliyetlerin gerisinde, alıcı-satıcı çekişmesi yaşanıyor

